Virtualbox İle Pardus Kurulumu

Virtualbox üzerine TÜBİTAK tarafından geliştirilen Pardus'un kurulumunu göstereceğim.

Virtualbox ile Windows XP Kurulumu

Virtualbox üzerine Windows XP kurulumunu anlatacağım

Microsoft Word İle Google Documents Arasındaki Farklar

Sizlere Microsoft Word ile Google Documents arasındaki farkları anlatacağım

Pardus(Linux) ile Windows Arasındaki Farklar

Pardus(Linux) ile Windows arasındaki farkları anlatacağım

Linux'un Avantajları ve Dezavantajları

Linux'un avantajları ve dezavantajlarını anlatacağım

Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2016 Çarşamba

TCP/IP,IPv4,IPv6 hakkında bir kaç bilgi

Merhaba arkadaşlar bu yazımda sizlere TCP/IP,IPv4,IPv6,MAC adresi gibi konuları anlatacağım

TCP/IP NEDİR?
TCP/IP birçok protokolün toplandığı bir protokoller ailesidir. Bu referans modeline en çok kullanılan iki protokolün ismi verilmiştir; TCP (Transmission Control Protocol) ve IP (Internet Protocol). Bu referans modelinde 4 farklı katmanda 15’ten fazla protokol vardır. Veriler bu katmanlar arasında sırasıyla paketlenerek gönderilir, alıcıda ise paketlemenin tersi sırayla teker teker açılarak veri ulaştırılmış olur.


IPv4 Nedir?
İngilizce "Internet Protocol version 4" kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Türkçe’ de "Internet Protokol Versiyon 4" anlamına gelmektedir.
IPv4; İnternet Protokolü (IP )gelişiminde dördüncü gözden geçirilmiş ve geniş bir alana yayılan ilk versiyondur.
IPv4 için her TCP/IP ana bilgisayarı mantıksal bir IP adresiyle tanımlanır. IPv4 hala şu ana kadar en geniş alana yayılmış olan İnternet Katman Protokolüdür.
IPv4 paket anahtarlamalı bağlantı katman ağları üzerinde kullanım için bir bağlantısız protokoldür.
IPv4 232 yani 4.294.967.296 adet ip alınabilir.
IP adresleri maksimum 255.255.255.255 e kadar ip alabilir.
Örneğin evdeki modemin adresi genellikle 192.168.1.1 olur.


IPv6 Nedir?
IPv6, IP olarak da bilinen IPv4'ün yerini alan yeni bir üçüncü katman protolüdür. IPv4'ün tasarlanmasından geçen bunca yıldan sonra (RFC 760 / Internet Protocol Ocak 1980 tarihlidir) daha fazla adrese ve daha gelişmiş yeteneklere ihtiyaç duyulmaktadır. Son RFC RFC 2460'dır (Internet Protocol Version 6 Specification). IPv6'nın başlıca değişiklikleri, başlığın yeniden tasarlanmış olması ve adres büyüklüğünün 32 bitten 128 bite yükseltilmesidir. Üçüncü katman adres tabanlı paket yönlendirmesini kullanarak uçtan-uca paket ulaştırılmasından sorumludur. Bu yüzden IPv4 adresini içerdiği gibi kaynağın ve hedefin IPv6 adresini de içermelidir. IPv6 tarihçesi ile ilgili daha detaylı bilgi için SWITCH IPv6 Pilot / References belgesine bakılabilir.
IPv6 (IP versiyon 6), henüz geliştirilme ve deneme aşamasında olan bir ağ protokolüdür. 32 bitlik bir adres yapısına sahip olan IPv4'ün adreslemede artık yetersiz kalması ve ciddi sıkıntılar meydana getirmesi üzerine geliştirilmiştir.
IPv6 2128 yani 2^128 = 3.4028237e+38 adet ip alınabilir.


IP adresi öğrenmek için
Windows’ta CMD ye girip ipconfig yazmak yeterli olacaktır.


IPv4 Adresi yazan yerin yanında numaralar sizin ip adresiniz

Linux’ta Terminale girip ifconfig yazmak yeterli olacaktır.



inet addr yazan yerin yanındaki numaralar sizin ip adresiniz

MAC Adresi Nedir?
MAC adresi, (Media Access Control)yani Ortam Erişim Yönetimi bir bilgisayar ağında, bir cihazın ağ donanımını tanımaya yarar. Örneğin, sizin bilgisayarınızda modeminizin ve ağ kartınızın kendine özel birer MAC adresleri vardır. MAC, 48 bitlik bir adres olduğundan dolayı 248 = 281,474,976,710,656 değişik ağ kartını tanımlamak için kullanılabilir.

MAC adresi öğrenmek için
CMD ye ipconfig /all yazmamız yeterlidir.


Fiziksel adres yazan yerin yanındaki numaralar sizin mac adresiniz








23 Ekim 2016 Pazar

Çeşitli Ofis Uygulamaları

Bu yazımda sizlere çeşitli Office uygulamalarını tanıtacağım.


Microsoft Office
Microsoft Office, 1989 yılında Microsoft tarafından tanıtılan, Microsoft Windows ve Mac OS X işletim sistemlerinde birbiriyle ilişkili masaüstü uygulamaları, sunucular ve hizmetler sunan bir ticari ofis yazılım paketidir. Yapılan araştırmalara göre, Haziran 2009 itibariyle işletmelerin %80'i Microsoft Office'in herhangi bir sürümü kullanmaktadır (Office 2007'yi kullanan işletmelerin oranı %64 civarındadır).


OpenOffice

OpenOffice, Oracle tarafından geliştirilen bir büro yazılımları topluluğudur. Bir sözcük işlemcisi, hesap tablosu, sunu, vektörel çizim, ve veritabanı yazılımı içerir. Birçok farklı platform için uygundur; Microsoft Windows, Unix temelli işletim sistemleri (Solaris ve Linux vb.) ve MAC OS X gibi. Microsoft Office ve OpenDocument tekbiçimini destekler, ücretsizdir.

Sözcük İşlemci
Microsoft Word ile benzer bir görünüme sahip olan sözcük işlemci kullanıcıya bir çok işlevsel ve yararlı araç sunar. Ayrıca ek bir yazılım gerektirmeden PDF dosyası oluşturabilir veya HTML belgelerinizi sunduğu WYSIWYG bir ortamda düzenleyebilirsiniz.
Hesap Tablosu
Microsoft Excel'e benzeye bir hesap tablosu yazılımıdır. Hesap tablosu Excel'in sahip olmadığı bazı olanaklara da sahiptir. Örneğin tablolarınız direk PDF dosyası olarak yaratmanıza olanak sağlar.
Sunum
Microsoft PowerPoint'e benzer bir sunum yazılımıdır. Ayrıca sunumları Adobe Flash (SWF) dışa aktarma ve Flash yüklü bilgisayarlarda oynatma yeteneğine de sahiptir. Microsoft PowerPoint'in .ppt dosyalarını okumak ve sunumları PDF olarak dışa aktarma yeteneklerini de içerir. Her ne kadar genel ağda (internet) hazır şablonların bulunmasına karşın OO.o Sunum hazır şablon bakımından yetersizdir.
Veritabanı
Microsoft Access'e benzer bir veritabanı yazılımıdır.

Çizim
CorelDRAW gibi bir vektörel grafik editörüdür. Scribus ve Microsoft Publisher gibi masaüstü yayıncılık yazılımları ile benzer özelliklere sahiptir.
Denklem Düzenleyicisi
Matematik formülleri yaratmak ve düzenlemek için bir araçtır. Microsoft Denklem Düzenleyicisi'ne benzer. Formüller diğer OpenOffice.org yazılımlarının içine gömülebilir. Birçok fontu destekler ve PDF olarak dışa aktarım seçeneğine sahiptir.




LibreOffice
LibreOffice, The Document Foundation tarafından geliştirilen pek çok platformda çalışan ve diğer ofis programlarıyla uyumlu bir ofis yazılımıdır. LibreOffice adındaki Libre sözcüğünden de anlaşılacağı gibi (İspanyolca ve Fransızcada özgür demektir) bir özgür yazılımdır.
Bileşenler: LibreOffice çağdaş bir ofis yazılımından beklenen özellikleri sağlayabilen, birbiriyle yakın çalışan uygulamaların toplamıdır. Çoğu uygulama Microsoft Office'in birer karşılığı olarak geliştirilmiştir.
Writer
Microsoft Word ile benzer bir görünüme sahip olan sözcük işlemci kullanıcıya bir çok işlevsel ve yararlı araç sunar. Ayrıca ek bir yazılım gerektirmeden PDF dosyası oluşturabilir veya HTML belgelerinizi sunduğu WYSIWYG bir ortamda düzenleyebilirsiniz.
Calc
Microsoft Excel'e benzeye bir hesap tablosu yazılımıdır. LibreOffice Calc, Excel'in sahip olmadığı bazı olanaklara da sahiptir. Örneğin tablolarınız direk PDF dosyası olarak yaratmanıza olanak sağlar.
Impress
Microsoft PowerPoint'e benzer bir sunum yazılımıdır. Ayrıca sunumları Adobe Flash (SWF) dışa aktarma ve Flash yüklü bilgisayarlarda oynatma yeteneğine de sahiptir. Microsoft PowerPoint'in .ppt dosyalarını okumak ve sunumları PDF olarak dışa aktarma yeteneklerini de içerir. Her ne kadar genel ağda (internet) hazır şablonların bulunmasına karşın LibreOffice Impress hazır şablon bakımından yetersizdir.
Base
Microsoft Access'e benzer bir veritabanı yazılımıdır.

Draw
CorelDRAW gibi bir vektörel grafik editörüdür. Scribus ve Microsoft Publisher gibi masaüstü yayıncılık yazılımları ile benzer özelliklere sahiptir.
Math
Matematik formülleri yaratmak ve düzenlemek için bir araçtır. Microsoft Denklem Düzenleyicisi'ne benzer. Formüller diğer LibreOffice yazılımlarının içine gömülebilir. Birçok yazı tipini destekler ve PDF olarak dışa aktarım seçeneğine sahiptir.


Softmaker Office 
Bu program ücretsiz değil, 80 USD civarında bir fiyatı var. Yine de MS Office’den ucuz ve en iyi MS Office alternatiflerinden biri olarak gösteriliyor. Kelime işlem için TextMaker, hesap tabloları için PlanMaker, sunumlar için Presentations içeriyor. Ayrıca pekçok işlem için makro yazılabilen BasicMaker adlı makro diline de sahip. 20 USD daha verirseniz, Outlook’un fonksiyonlarına sahip eM Client programını da alabiliyorsunuz. Eksikleri Microsoft Access benzeri bir veritabanı ve Microsoft Publisher benzeri bir masaüstü yayıncılık programının olmaması. MS Office dosyaları ile tam anlamı ile %100 uyumlu olması ise artısı. Program, Windows, Linux, Android, Windows Mobile ve Windows CE üzerinde çalışabiliyor, Mac versiyonu ise yok.

AbiWord 
AbiWord GNU Genel Kamu Lisansı altında lisanslanmış bir özgür yazılım ürünü kelime işlemcisidir. "AbiWord" kelimesi ( "ebi vörd" diye okunur) İspanyolca açık anlamına gelen abiertodan gelir. Linux, Mac OS X (PowerPC), Microsoft Windows, ReactOS, BeOS, AmigaOS 4.0 (Cygnix X11 makinası üzerinden), ve diğer işletim sistemleri altında çalışır.
AbiWord, bir özgür yazılım ürünü olacak ve tüm Ofis özellikleri taşıyacak olan Office Suite programı yaratma amaçlı bir planın parçası olarak SourceGear Corporation tarafından Abi Suite 'in ilk öğesi olarak oluşturuldu. SourceGear battıktan sonra açık kaynak topluluğu programı geliştirmeye ve desteklemeye devam ediyor. Abiword, az sistem kaynağı kullanan küçük bir program. Bu nedenle eski ve daha yavaş bilgisayarlarda da rahatça kullanılabiliyor. MS Word ve pek çok diğer dosya formatını okuyabiliyor. Ayrıca Arapça ve İbranice gibi sağdan sola yazılan dilleri de destekliyor.

Google Dokümanlar 
Google Dokümanlar (İngilizce: Google Docs) (eski adıyla Google Docs & Spreadsheets), 12 Ekim 2006 tarihinde Google tarafından faliyete alınan ve internet kullanıcıları Microsoft Office'de bulunan Word, Excel ve Powerpoint benzeri uygulamarın benzerlerini, internet üzerinden online olarak kullanmasına olanak sağlamaktadır.
Google, Writely‘yi satın aldıktan sonra ilk önce servisin kullanıcı hesaplarını Google ile birleştirmiştir. Yeni servisi olan Google Docs & Spreadsheets ile Writely markasını daha sonra birleştirmiştir.






16 Ekim 2016 Pazar

Linux İşletim Sistemindeki Genel Kısayollar

 
Bu bölümde Linux kullanmak için gerekli olan temel komutları ve tuşlara atanmış komutlarını göreceğiz. Bu komutların hepsi konsol dediğimiz metin ekrandan veya X-windows altındaki bir uçbirimden (xterm, rxvt, aterm gibi) çalışmaktadır. Fakat tuş komutlarının bir kısmı konsola özgüdür ve X altında pencere yöneticinize göre farklı hareket etmektedirler.
Tuşlarla ilgili gösterim ve anlamı:
<Ctrl><F1>: Ctrl ve F1 tuşlarına birlikte basılacağını gösterir.

<Ctrl><Alt><Fn> (n=1,...,6)
X oturumundan konsola geçiş için kullanılır. Birçok Linux dağıtımı açılışla birlikte altı standart konsol açar. Bunlar tamamen birbirinden bağımsızdırlar ve eşzamanlı çalışırlar. Yani birinde bir işlem yapılmaya devam ederken bir diğerine geçip başka bir işleme başlayabilirsiniz.

<Ctrl><Alt><F7>
Daha önceden açmış olduğunuz sonra <Ctrl><Alt><F1> ile çıktığınız X oturumuna geri döner. Burada önemli nokta bunun altı konsollu bir sistemde geçerli olmasıdır.
Eğer sisteminizde dört konsol varsa büyük ihtimalle bu işin tuşu F7 değil F5 olacaktır.

<Ctrl><Alt><Fn> (n=7,...,12)
n numaralı X oturumuna geçer. Birden fazla X oturumu (sunucusu) açmak mümkün olduğu için bunlar arasında geçiş yapabilirsiniz.

<Tab>
Bir uçbirimde yazmakta olduğunuz komutu tamamlar. Mesela README dosyasını okutmak için more RE yazıp TAB'a basarsanız o anda bulunduğunu dizindeki RE ile başlayan dosyaların listesini görürsünüz, eğer tek dosya varsa satır tamamlanır. Aynı şey komut isimleri için de geçerlidir, bas yazıp TAB'a bastığınızda hemen basename diye komutun tamamlandığını görürsünüz. (Bu işlem çok sayıda komutla eşleşme durumunda bazı uçbirimlerde iki defa TAB tuşuna basmayı gerektirebilir.)

<Yukarı ok>, <Aşağı ok>, <PgUp>, <PgDn>
Daha önceden girilmiş komutlar arasında gidip gelmenizi sağlar. Bu komutları history komutu ile listleyebilirsiniz.

<Shift><PgUp>, <Shift><PgDn>
Uçbirim çıktısını yukarı aşağı kaydırmak için kullanılırlar (ekrandan çıkmış olan yazıları görmek vs.)

<Ctrl><Alt><+>, <Ctrl><Alt><->
X oturumunda bir sonraki ekran çözünürlüğüne geçmenizi sağlar. Kipler /etc/X11/XF86Config dosyasında tanımlanmıştır.

<Ctrl><Alt><BkSpc>
X oturumunu sonlandırır.

<Ctrl><Alt><Del>
Sistemi yeniden başlatmak için kullanılır. Konsoldaki shutdown -r now veya reboot komutu gibi davranır. Makinanın üzerindeki sıfırlama (Reset) tuşuna basmayıp bunu tercih etmeniz gerekir, aksi takdirde ext2 gibi bazı dosya sistemleri sorun çıkarabilir.

<Ctrl><C>
Mevcut komutu durdur. Genelde konsoldaki basit komutlar için kullanılır.

<Ctrl><D>
Eğer sizden girdi kabul eden bir konsol komutundaysanız dosya sonu (EOF) yollar, komut istemindeyseniz sistemden çıkarsınız. O yüzden iki defa basmayın ;-).

<Ctrl><S>
Uçbirime olan çıkışı durdurur.

<Ctrl><Q>
Uçbirime olan çıkışa devam eder.

<Ctrl><Z>
Çalışmakta olan komutu arka alana gönderir.

<ctrl><X>
Konsolda bir işe yaramaz ama Matrix'de nedense Neo kullanıyordu. Neyse orada da bir işe yaramamıştı, sanırım Neo da Linux kullanıyor ;-).
<farenin orta tuşu>
Genelde bir başka pencerede seçilmiş bir yazıyı yapıştırmaya yarar. Burada dikkat edilecek nokta Linux altında kopyala/yapıştır işleminin Windows'dan farklı olmasıdır. Bir yazıyı seçerseniz, o seçili olduğu sürece yapıştırılabilir olur (bir kez yapıştırıldıktan sonra defalarca yapıştırılabilir, yeni bir seçime kadar tamponda kalır.). Yani bir kopyala emri vermeniz gerekmez, seçip orta tuşa basmanız yeter, komut satırına yapıştırılmış olur. Konsolda kullanılabilmesi için gpm çalışıyor olmalıdır.

<Shift><Insert>
yapıştırma işlemini klavyeden yapar.







Linux'un Avantajları ve Dezavantajları


Pek çok insan, ``neden Linux?'' diye sorabilir. Belki de cevap önce kullanıcının kendini tanıması ile bulunabilir. Değişik yerlerde Linux kullanılması ve bunun sonuçları hakkında gözlemlediklerimizin ışığı altında çok kabaca:
Eğer,
Bilgisayarla ilişkiniz belirli paket programlara dayanıyorsa, bilgisayar kullanmak için bilgisayar konusunda bilgi sahibi olmanız gerektiğine inanmıyorsanız, bilgisayar ile uğraşmak hoşunuza gitmiyorsa, sorunlarınızı kendi başınıza çözmeyi denemekten hoşlanmıyorsanız, bir sorun çıktığında para vererek de olsa bu sorununuzu birisi aracılığı ile çözmek istiyorsanız
Linux kesinlikle size göre değil.
Ama eğer,
Bilgisayarınızla ilgilenmekten hoşlanıyorsanız, bilgisayarda çıkan problemlerle uğraşmak hoşunuza gidiyorsa, diğer işletim sistemlerinin sizi sıktığına ve sınırladığına inanıyorsanız, donanımınızdan daha çok performans istiyorsanız, UNIX işletim sistemi ile çalışmayı seviyorsanız
Linux size göre olabilir.
Avantajları
  • ·        UNIX işletim sistemine sahip bir bilgisayar kullanmak istiyorsanız ve bu işletim sisteminde platforma bağımlı bir yazılım kullanmıyorsanız, Linux ideal bir çözümdür.
  •     Linux ücretsizdir. Sadece işletim sisteminin maliyeti açısından değil, verdiği performans için ihtiyaç duyduğu donanım açısından da çok ucuzdur. Üstüne üstlük çok kullanılan ve bol yedek parçası bulunan bir platform altında çalıştığı için belirli bir Linux sisteminin performansını artırmak için yapılması gereken yatırım başka bir UNIX iş istasyonunu aynı oranda geliştirmek için gereken yatırıma göre çok düşüktür. Herhangi bir Sun bilgisayarın hafızasını iki katına çıkarmak için harcanacak para ile bir Linux-PC'nin hafızasını iki katına çıkarmak için harcanması gereken parayı kıyaslamayı deneyin. Fakat şirketler bazında Linux'un bedava bir işletim sistemi olması genelde gözardı edilir.
  • ·         Bir Linux makine bu sayede sadece işletim sistemi açısından değil donanım olarak da ucuza gelmektedir.
  • ·         Linux hızla geliştirilmektedir. Bu gelişimin en büyük yararı, eksikliklerin kullanıcıların talepleri ve çabaları sonucunda hızla giderilmesidir. Linux diğer tüm işletim sistemlerine göre belirli bir donanım için daha hızlı destek verebilmektedir.
  • ·         Linux çok değişik donanımlar ve servisler için özel olarak hazırlanır. İşletim sisteminin temelini oluşturan çekirdek kullanıcı tarafından da derlenebildiği için, bu derleme sırasında sadece kullanım amacına yönelik alt programlarla donatılır. Bu genel olarak daha sistemin performansını artırmaktadır. (Örnek olarak SCSI donanımınız yoksa çekirdeğinizde SCSI ile ilgili alt programlara yer vermezsiniz)

Dezavantajları
  • ·         Linux'un serbestçe dağıtılıyor olması birçok kişinin bu işletim sistemine güvenmemesine yol açmıştır. ``Ciddi bir şey olsa, bedava olmazdı !'' kanısı oldukça yaygındır.
  • ·         Linux'un sürekli gelişiyor olması en büyük dezavantajlarından biridir. Henüz tüm ihtiyaçlara cevap vermemesi (hala Windows95 programlarını çalıştıramıyor :) ), gelişimin bazı aşamalarında topyekün değişiklikler yapılması, gelişimi takip etmek için bazen sürekli yenileme yapılması, birçok kullanıcının bu işletim sistemine güvenmemesine yol açmıştır.
  • ·         Linux herhangi bir ticari destek altında gelişmemektedir. Bunun en büyük yararı işletim sisteminin ticari kaygılar taşımamasıdır. Ancak bunun yanısıra diğer işletim sistemlerinde olan teknik destek, dağıtım ve belgelendirme alanlarında eksikleri vardır. Özellikle teknik destek eksikliği, anahtar teslim çözümlere alışmış kullanıcıların çokluğu Linux kullanıcılarının sayısını sınırlayan temel faktörler olmuşlardır.
  • ·         Bu konudaki eksikliği gidermek için çeşitli gönüllü kuruluşlar, kullanıcı grupları oluşmuştur. Zamanla Linux teknik desteği ticari bir konu olarak ortaya çıkmıştır. Şu anda tüm dünyada Linux çözümleri konusunda teknik destek veren danışmanlar bulunmaktadır. Bu kişiler ve kurumlar hakkında ayrıntılı bilgiyi Consultants-HOWTO belgesinde bulabilirsiniz.
  • ·         Linux işletim sistemini geliştirenlerin ticari kaygılar gütmemeleri bazı ticari yazılımların Linux üzerinde gelişmemesine sebep olmuştur. Linux üzerinde belirli konularda diğer işletim sistemlerinden aşağı kalmayan yazılımlar bulunmasına rağmen, belirli bazı konularda çok zayıf kalmıştır. ( Mesela oyunlar :) )
  • ·         Linux üzerinde yer alan çözümlerin hepsi, basit kullanıcıların rahatça kullanabileceği düzeyde değildir. Bazı çözümler kullanıcıların belirli bir yazılım ve işletim sistemi bilgisine sahip olmalarını gerektirmektedir.

·         Sonuç olarak: Biz uzun süre Linux kullandık ve çok zevk aldık. Diğer işletim sistemleri ile yapamadığımız birçok uygulamayı Linux sayesinde gerçekleştirdik. Belirli bir donanım ile gösterdiği performansın birçok işletim sisteminin üzerinde olduğunu gördük. Ne var ki her uygulama için Linux'un ideal bir çözüm olarak ortaya çıkmadığının bilincinde olmak gerekir. Belki ilerleyen senelerde üzerinde geliştirilen uygulama yazılımları daha çok kişiyi başka işletim sistemleri kullanmaktan vazgeçirecektir.



Pardus(Linux) ile Windows arasındaki farklar


Bugün sizlere Linux ile Windows arasındaki farkları anlatıcam

 Dosya yapısı
Linux sistemlerde klasörler “/” kök dizini ile başlar. Benzer özelliklere sahip dosyalar bir klasör altında toplanmıştır. Örneğin home dizini altında kullanıcıya ait ayar dosyaları ve kişisel bilgi ve belgeler , root klasörü altında root kullanıcısının dosyaları bulunur. Her kullanıcının ayar dosyaları kendi birimlerinde tutulduğundan bir kullanıcıya ait dosyalar zarar gördüğünde diğer kullanıcılar bundan etkilenmezler.
Windows da sistem dosyalarını barındıran C birimi ile başlar. Kullanıcı kişisel verilerini gruplandırmak ve barındırmak için D diskini oluşturur. Sistem ayar dosyaları tüm Windowslar’da aynı olduğundan aslında önemli bir güvenlik açığıdır.


Kayıt Defteri
Windows’da uygulama ayarlarını, donanım bilgilerini ve çok daha fazlasını tutan kayıt defteri (registry), Linux’da bulunmuyor. Linux’da uygulamalar kendi ayarlarını kullanıcılar altında ayrı ayrı tutuyorlar. Dolayısıyla Linux’da temizlik gerektiren bir veritabanı bulunmuyor. Önemli bir güvenlik açığı ortadan kalkmış oluyor.

Uygulamalar ve Paket yöneticisi Kavramı
Windows’da bir programı kurabilmek için genellikle onun yükleme paketini internetten bulup indirmeniz gerekiyor. Birçok Linux sisteminde bununla uğraşmanız gerekmez Paket Yöneticisi (Synaptic PY, Yazılım Merkezi), size uygulamalar arasında dolaşabileceğiniz, onları yükleyebileceğiniz ve kaldırabileceğiniz bir merkezi denetim alanı sunuyor.
Windows da kurulumda birçok kez uygulama ile eklentileri ayrı ayrı kurmak zorunda kalırsınız. Özellikle kayıt defterine oluşturduğunuz kayıtlar, yerleştirdiği ayar dosyaları bir müddet sonra sistemi yavaşlatmaya başlar. Aslında kısmen güvenliği de etkiler. Bilgisayarınızın bilmediğiniz yerlerinde çalışan uygulamacıklar virüs programınında dikkatini çeker. Virüs programlarına ve güvenlik duvarına gün doğar. Linuxda uygulama kaldırma işleminde yükleme de olduğu gibi bütün eklentileri ile kaldırıldığından sistemde gereksiz dosya bulundurmaz.

Değiştirilebilir Arayüzler
Windows işletim sistemi arayüzünde uzun zamandır çok büyük bir değişim gerçekleşmedi . Windows 8 ile yeni bir akım başlatılsa da Linux bunu uzun zamandır yapmaktadır. Linux’da arayüz, çekirdek sistemden tamamen ayrı ve arayüz ortamınızı baştan yüklemelerle uğraşmadan değiştirebiliyorsunuz. KDE, Gnome, Cinnamon gibi çok kullanılan bazı arayüzleri araştırabilirsiniz.

Komut Terminali
Çoğunluğunu görselliğin oluşturduğu Windows da komut satırında yapacağınız çok fazla işlem de yoktur. Kullanıcı için bu büyük bir avantajdır. Linux’da Windows’a nazaran komutlarla işiniz daha fazla olacaktır. Çoğu kullanıcı bu yüzden Linux sistemlerden uzak durmaktadır. Hatta komutlarla sistem yöneticilerinin işinin olacağı, hacker’lerin komutlarla çalıştığı varsayımı vardır. Fakat komut satırına giren kullanıcı, bilgisayarın yöneticisinin kendisi olduğunu hissedecektir.

Sürücü Ayarları
Windows’lu PC’ler çok yaygın olduğundan, sürücü geliştiricileri daha çok Windows’a odaklanıyorlar. Bu avantaj olsa da işletim sistemi kurulumundan sonra donanım sürücülerini tek tek kurmak avantajı dezavantaja çevirmektedir. Windows 7’den sonra kısmen bu sorun ortadan kalkmıştır.
Linux sistemlerde ise büyük çoğunlukla içerisinde sürücüleri barındırır. Çok düşük ihtimal olmakla beraber ekran kartı problemi ile karşılaşabilirsiniz. Birde bazı donanım üreticileri Linux’a uygun driver üretmemektedirler. Linux kullanmak istiyorsanız donanımın desteği olup olmadığını araştırmalısınız.

Kendin Yap Anlayışı
Linux’den en çok faydalanacak kullanıcılar, gezinmeye, öğrenmeye ve denemeye açık olan kullanıcı türleridir. Linux ortamı, böyle bir anlayışa sahip olmanızı gerektiriyor.
Windows kapalı kutu olduğu için varolanla yetinmeyi bilen ve çok fazla değişikliğe açık olmayan kullanıcılar tarafından tercih edilmektedir.

Güvenlik
Dosya yapısı başlığında da bahsettiğimiz gibi Windows bilgisayarın kayıt defteri gibi farklı yerlerine ayar dosyaları atar. Eğer program ile beraber bu ayarlar da silinmez ise bu dosyalar antivirüs programı ve güvenlik duvarını gereksiz bir şekilde yoracaktır. Bu da sizi formata veya temizleme programlarını satın almaya itecektir. İleriki aşamalarda virüs programı ve güvenlik duvarı kurmaya ihtiyaç duyacaksınız. Ve bütün kullanıcıların ayar dosyalarının bir arada bulunması olası güvenlik açığında bütün sistemi etkileyecektir.
Hedefte windows olduğundan Linux için yazılan virüs sayısı yok denecek kadar azdır. Linux sistemlerin en büyük avantajı ayar dosyalarını kullanıcı bazlı ayırmasıdır. Bu nedenle bir kullanıcı sisteminde oluşan problem diğer sistemi etkilemez. Büyük sistemlerin Linux kullanmalarında ki sebep bu olsa gerek.

Hız
Linux Takas Alanı (Swap) olarak bilinen bir teknoloji kullanır. Bu takas alanı genellikle RAM belleğin iki katı olarak harddiskten kullanılan alandır. Yani ram bellek yetmediğinde bu alan devreye girer, uzun bir müddet sistemin açık kalmasını sağlar. Ayrıca kullandığınız arayüze göre (KDE, Gnome, Cinnamon, Lxde, Xcfe.. ) çok fazla donanım miktarı gerektirmez. Çekirdekteki değişiklikler çok fazla donanım ihtiyacı hissettirmez, zaten birden fazla arayüz tercihi ile hız belirlemeyi size bırakır.
Windows da ram bellek yetmediğinde uyarı verir. Sistem kullanılamaz hale gelir. İlk aşamada reset (Yeniden Başlatma) ileri ki aşamalarda format (Yeniden Kurulum) ihtiyacı ortaya çıkar ve her yeni sistem yeni donanıma ihtiyaç duyar. Virüs programları ve güvenlik duvarları daima etkin çalıştığından zaten sizin donanımınızın tamamını size bırakmaz.

Maliyet
Linux sistemler internet ortamında GPL, GNU olarak da görebileceğiniz Genel Kamu Lisasına sahiptir. Bu lisan 4 temel maddeye sahiptir;
0: Programı sınırsız kullanma özgürlüğü.
1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.
2: Programın kopyalarını sınırsız dağıtma özgürlüğü.
3: Programın değiştirilmiş halini dağıtma özgürlüğü.
Aklınıza “Nereden Para Kazanıyorlar” şeklinde bir soru gelebilir. Genel yaklaşım yazılımdan değil, kullanıcıya sunulan kurulum, eğitim, yönetim ve ek modül yazma gibi süreçlerden para kazanılması şeklindedir. Windows da ise neredeyse tüm adımlarda maliyet karşınıza çıkacaktır. Sistem temini ücretlidir. Korsan kullanım oldukça yaygındır.

Lisanslama
Maliyet başlığında bahsettiğimiz gibi Genel Kamu Lisansı (GPL) linux sistemlerin ortak lisanslama modelidir. Birçok uygulama da bu lisanslama modeli ile lisanslıdır. Gönül rahatlığı ile bu şekilde bir çok uygulamayı kullanabilirsiniz.
Windows’da işletim sistemi için lisans temini gerektiği gibi programlarda da lisans gerekir. Her ne kadar deneme sürümleri olsa da kullanıcıyı tatmin etmemektedir. Kullanıcıyı korsana itmektedir.

Destek
Windows için resmi destek sitesi mevcuttur. Piyasadaki varlığı büyük olduğu için kişisel sayfalarda ve ticari sayfalarda da bilgi bulabilirsiniz.
Linux dağıtımlarının kendilerine ait siteleri mevcuttur. Yine kişisel sitelerde de doküman bulabilirsiniz. Pardus ise hem kurumsal olarak [http://www.pardus.org.tr] deki forum üzerinden ve hem de [http://www.pardus.net.tr] adresinden bilgi alabilirsiniz. Bir linux sistemine ait ayarlar çoğunlukla diğerlerine de uyumlu olduğu için diğer Linux dağıtımlarının sitelerinden de yardım alabilirsiniz.

Pazar Payı
Yürüttüğü politikalar nedeniyle Windows’un pazar payı oldukça fazladır. Örneğin yeni çıkan her bilgisayar varsayılan olarak Windows türevi sistemleri barındırır. Kimi bilgisayar üreticileri de bunu fırsat bilerek kullanıcılar istemeden kurar ve fiyatlandırırlar.
Linux sistemler daha çok devlet eliyle yürütülen projelerle adını duyururlar. Örneğin Pardus hem Fatih projesiyle hemde 2013 (Mart) Kurumsal sürümüyle devlet kurulumlarını hedef alarak büyüyen bir pazar payına sahip olma yolunda emin adımlarla yürümektedir.

Kurulum Süresi
Bilgisayarlar 3 adımla hazır hale gelir. İşletim sistemini yükleme, Linux sistemlerde 10 dakika ile 20 dakika arasında bir zaman alır. Donanım sürücülerini de bu süre içerisinde yükler.Birçok uygulamada yine bu süre içerisinde yüklenir. Yani bu kısa sürede bütün bu adımlar tamamlanır. Uygulamaların boyutları da Windows’a göre düşüktür.
Windows ise 20 dakika ile bir saat içerisinde kurulumu tamamlar. Daha sonra donanım sürücülerini tanıtma ve kişisel ve sistem uygulamalarını yükleme kullanıcıların vaktini alan şeylerdir. Üzerinde yüklü olarak gelen program sayısı azdır.

Sistem Gereksinimi
100 MB kadar düşen linux sürümleri var olduğu düşünüldüğünde sistem gereksinimini oldukça düşüktür. Sisteminize uygun sürümü bularak yükleyebilirsiniz. Dünya genelinde 200’e yakın Linux sürümü(1) bulur. Kısacası sistem gereksiniminde alt sınır yoktur. Üst sınır ise size kalmış.
Windows sistemler için sistem gereksinimleri resmi sitelerinde de paylaşılmıştır(2). Örneğin Windows 7 sistemler için;
*1 gigahertz (GHz) veya daha hızlı 32 bit (x86) ya da 64 bit (x64) işlemci
*1 gigabayt (GB) RAM (32 bit) veya 2 GB RAM (64 bit)
*16 GB (32 bit) veya 20 GB (64 bit) kullanılabilir sabit disk alanı
WDDM 1.0 veya üzeri sürücüye sahip DirectX 9 grafik aygıtı 2 ayrıca her yüklenen modül ve program için sistem gereksinimi değişmekte ve artmaktadır. Örneğin bazı oyunlar ve programlar en iyi performans için DirectX10 veya daha yükseği ile uyumlu bir grafik kartı gerektirebilir.
Disk Kullanımı ve İhtiyacı
Pardus işletim sistemi en az 8 GB boş disk alanına ihtiyaç duyar. Uygulama yükleme ihtiyacına binaen 15-20 GB yer ayırabilirsiniz. Linux sistemler Windows disklerinizi de görüntülediği (Dosya sistemi ntfs, fat, fat32..) ve veri alışverişine imkan tanıdığı için haricen bir disk alanı ayırmayabilirsiniz.
Windows 7 en az 25 GB’lık disk alanına ihtiyaç duyar. Verilerinizi depolamak için farklı bir alan kullanmanız faydalı olacaktır. Zaten çoğu bilgisayar kullanıcısı bu nedenle C diski haricinde D birimini de oluştururlar. Kişisel verilerini bu alanda saklarlar. Fakat sistem dosyaları C biriminde tutulduğundan bu birimde oluşacak bir sıkıntı verilerine ulaşmamıza engel olacaktır.

Oyun
Gerek pazar payı gerekse yürüttüğü politikalar nedeniyle piyasadaki oyunların büyük bir çoğunluğu Windows’a uygundur. Oyun şirketleri de piyasada yer tutabilmek için oyunlarını Windows tabanlı üretirler. Bu nedenle oyun noktasında Windows’ta sıkıntı çekmezsiniz.
Linux sistemlerde de oyun oynayabilirsiniz. Genelde Linux kullanmayı düşünen oyunseverlerin kafasında “Windows da oynadığım oyunları Linux da oyanayabilir miyim?” sorusu oluşmuştur. Aslında hem evet hem hayır diyebiliriz. Özellikle PlayOnlinux uygulamasını denemelerini tavsiye edebiliriz. Aslında temel sebep Windows’ta ki kayıt defterinin karşılığı bir sistemin olmamasıdır. Bu temel problem ortadan kaldırılsa Wine uygulaması exe uygulamalarını çalıştırdığı için bir çok oyun Linux üzerinde de çalışacaktır.

Linux sistemler ile Windows arasındaki farkları bir Pardus kullanıcısı olarak madde madde ele alırsak;
* Ücretsizdir. Pardus İşletim sistemini [http://www.pardus.org.tr] adresinden temin edebilirsiniz.
* Ücretsiz ve GPL (General Public Licence) lisanslı olduğu için rahatlıkla dağıtılabilir.
* Linux için yazılan programların büyük bir çoğunluğu da ücretsizdir. Bunları kullanmak için ücret ödemezsiniz, Crack ve Serial aramayla vaktinizi boşa harcamazsınız.
* Linux sistemler açık kaynak kodludur. Açık kaynak kod, tehlike değil, güvendir. İstediğiniz gibi içeriğini değiştirebilir ve kendi ihtiyaçlarınız doğrultusunda adeta modifiye edebilirsiniz.
* Hacker’ların hedefinde değildir. Hatta hackerların da linux dağıtımlarını kullandıkları söylenir.
* Kernelde (sistem çekirdeğinde) bir çok yazılım bulunur. Yani kurulum yaptıktan sonra sürücü yükleme ile uğraşılmaz. Bütün donanımlarınızı tanır.
* Kurulum yapmadan bilgisayarınızda test etme imkanı sunar. Bu sistemler çalışan sistem olarak adlandırılır. Pardus 2013 Mart kurumsal sürümde çalışan ve kurulan sistemi beraber sunmuştur. Yani kurulum çalışan sistem üzerinden başlatılır.
* Kurulum hızlıdır, 10 dakika ile 20 dakika içerisinde gerçekleşir. Çok teferruatlı bir kurulum yoktur. Bir çok ayarı kendisi yapar kullanıcıya ihtiyaç bırakmaz.
* Kurulumda kurduğu Önyükleyici(GRUB), bilgisayardaki tüm işletim sistemlerini tanır ve açılışta kullanıcıya sunar.
* Kurulumdan sonra Windows disklerinize erişime imkan verir.
* Windows uygulamaları Linux sistemlerin uygulamalarını tanımaz. Örneğin Microsoft Ofis uygulamaları Libreofis ile oluşturulan dökümanları tanımaz. (Sanırım 2007 verisyonundan sonra tanımaya başladı) Özgür yazılım ürünü Libreofis de ise hem Microsoft Ofis dokümanlarınızı tanır, hemde bu fotmatta(doc, docx vb..) kaydetme imkanı tanır.
* Sistemde herhangi bir açık olduğu tespit edildiğinde, en kısa sürede bu açık kapatılır.
* Virüslerle uğraşmazsınız. Çünkü virüslerin büyük çoğunluğu Windows’ta çalışacak şekilde hazırlanır. Dolayısıyla virüslerden etkilenmezsiniz. Windows için yazılan virüsler Linux üzerinde çalışmaz.
* Virüs olmadığı için Anti-virüs kurmanıza da gerek yoktur. Linux’te çalışan anti-virüs programları da vardır. Fakat bunların amacı Linux’e bulaşan virüsü silmek değildir. Örneğin; birbirine bağlı bazıları Windows bazıları Linux yüklü bir sistem ağınız olsun. Eğer Windows’a virüs bulaşmışsa bu virüsü temizlemek için Linux’teki anti-virüs programları size yardımcı olur.
* Sisteme virüs bulaşma ihtimali olmamasına rağmen Linux için yazılan virüsler de vardır. Ama bunlar Windows’a oranla çok azdır. Sisteminizde iki farklı kullanıcı olduğunu varsayalım. Eğer diğer kullanıcı sisteminde virüs bulaşırsa, virüs sadece o kullanıcı hesabına etkiler. Sizin hesabınız virüsden etkilenmez.
* Bazı yazılımlar kurulum ile birlikte gelir. Siz kurulum yapmayla uğraşmazsınız. (Örnek; Resim düzenleme programı olan Gimp gibi)

* Esnek yapıdadır, konfigürasyon dosyalarına müdahale ederek kendi ayarlarınızı oluşturabilirsiniz. Görsellik Windows’a göre yüksektir. Özellikle KDE arayüzünü araştırabilirsiniz.
* Birden fazla arayüzü aynı sistemde barındırabilirsiniz. Cinnamon, Gnome, KDE, Lxde, Xcfe… Sistemi açarken istediğiniz masaüstü arayüzünü seçebilir, her oturumda farklı bir arayüz kullanabilirsiniz.
* Sistemde sık sık güncelleme olur. Bu yüzden hem açıkları kapatılmış hemde kullandığınız programların daima en kararlı versiyonlarını kullandığınız bir sistem olur.
* Güncelleme de uygulamalar da sistem de güncellenir. Her uygulamayı ayrı ayrı güncellemek zorunda kalmazsınız.
* Eğer kullandığınız bir program kilitlenirse veya takılırsa bundan sistemin tamamı etkilenmez. Yani problem hangi programda ise sadece o program takılır.
* Her programı kurduğunuzda yeniden başlatma derdiniz olmaz. Sadece kernel (sistemin çekirdeğinde) güncellemelerinde yeniden başlatırsınız.
* Uygulamalar Paket Yöneticilerinde(Synaptic Paket Yöneticisi, Yazılım Merkezi vb) gruplanmış haldedir. İnternette uygulama aramak zorunda kalmazsınız.
* Yüklemek istediğiniz uygulama tüm gereksinimleri ile birlikte yüklenir. Ayrı ayrı eklenti aramak zorunda kalmazsınız.
* Yüklü uygulamaları kaldırmak da yüklemek kadar basittir. Ve tüm bağımlılıkları ile birlikte kaldırılır.
* Uygulamaların yüklendiği yeri kullanıcıya göstermez, müdahaleye izin vermez. Windows’ta ki gibi her yere bir ayar dosyası atmaz. Uygulama kaldırıldığında ayar dosyaları da beraber silinir.
* Arayüzlerin bazılarının sistem gereksinimleri oldukça düşüktür. Kullanamadığınız bilgisayarlarınıza gün doğar. Lxde, Xcfe gibi çok düşük gereksinimle çalışan arayüzler vardır. 100 MB gibi düşük boyutlarda işletim sistemlerini piyasada görebilirsiniz.
* Bir uygulamanın kullandığı bir eklentiyi başka bir uygulama üst versiyonu ile kullanıyorsa, eklentinin iki versiyonunu da ayrı ayrı kurmaz. Üst versiyonu iki uygulama da kullanır, uygulamalar diskinizde yer kaplamaz.
* Uygulamaların dosya boyutları Windows’a göre düşüktür.
* Her ne kadar internet erişimine ihtiyacı fazla olsa da paket yöneticilerinin sunduğu imkanlar ve komutlar ile sistem gereksinimleri bir dosya da barındırılarak, internet erişim olan sistemlerden gerekli gereksinimler indirilip erişimi kısıtlı olan sistemde gerekli güncellemeler yapılabilir.
* Harici disklere ve USB disklere kurulum yapılabilir. Böylece taşınabilir işletim sistemine imkan tanır.
* Exe gibi Windows üzerinde tıkla-kur işletim sistemleri(Kubuntu gibi) de yaygınlaşmaya başladı. Yakında birçok Linux dağıtımında bu özelliği görebilirsiniz.
* Kurulum için harddiskinizde çok yer kaplamaz. Pardus en az 8 GB bir disk birimine ihtiyaç duyar.
* Swap teknojisini kullanır. Yani ram belleğin yetmediği zamanlarda harddiskin bir bölümünü kullanır. Böylece RAM bellek dolmaya başladığında bir kısım işlemleri swap alanına kaydırarak uzun süre RAM bellekten faydalanmanızı sağlayacaktır. RAM bellek dolduğunda ani bilgisayar kapanması veri kaybına neden olur. Swap teknolojisi ile bunun önüne geçilmiş RAM belleğin dolması geciktirilmiştir.
* İşletim sistemi kurulumu devam ederken işletim sistemini keşfedebilirsiniz. İnternette gezinebilir, bu kısa vakti de değerlendirebilirsiniz.
* Farklı bir Linux sistem için geliştirilen uygulama diğer Linuxlara da entegre edilebilmektedir.

Birde Windows tarafına bakalım. Windows’un Linux’ten Farklar Nelerdir?
* Parayla satılır.
* Parayla satıldığı için alan kişiye aittir. Herhangi bir şekilde dağıtımı yapılamaz.
* Güvenli değildir. Güvenliği sağlamak için ekstra çaba sarfetmeniz gerekir. Hacker’ların saldırı için tercih ettiği sistemdir.
* Sistemde herhangi bir açık olduğu tespit edildiğinde bu açık kısa sürede kapatılmaz. Açıklar Servis (Service Pack) şeklinde uzun vadeli ve toplu halde kapatılır. Çok önemli bir açık ise kısa sürede kapatılır.
* Kurulumda kendi önyükleyici ayarlarını aktif ederken diğer sistemlerin ayarlarını siler. Bu nedenle ikinci bir sistem(Windows hariç) kullanımına izin vermez.
* Kurulum için linux sistemlere göre daha fazla alana ihtiyaç duyar .(Windows 7 en az 25 GB alan ister)
* Kurulumdan önce test etme imkanı yoktur. Donanımlarınızı destekleyip desteklemediği bilgisine kurulumdan sonra deneyerek veya kurulumdan önce araştırma yaparak erişebilirsiniz. Resmi sitesinde donanım ve yazılım alt limiti paylaşılmıştır. Örn: Windows Seven(7) için [http://windows.microsoft.com/tr-tr/windows7/products/system-requirements] adresini ziyaret edebilirsiniz.
* Kurulum esnasında hiçbir müdehalede bulunulmasına izin vermez. Kitap alarak kurulum esnasında okuyabilirsiniz.
* Bir çok program güncellemesini kendisi yapar. Farklı sitelerden veri aldığı içinde zaman alır ve güvenlik problemi ortaya çıkabilir.
* Virüs, spyware, trojan gibi tehlikelerle uğraşıp durursunuz.
* Anti-virüs programı kullanmak zorundasınız. Firewall ( Güvenlik duvarı) da kurmanız sisteminizin için gereklidir.
* Bazı temel yazılımlar kurulumla birlikte gelmez. Siz kurulumdan sonra tek tek her yazılımı yüklemek zorundasınız.(Microsoft Ofis Programları gibi.)
* Yazılımların kurulum dosyaları tek parça halindedir. Exe dosyasını çalıştırıp kurarsınız.
* Windows için yazılan programların bazıları ücretsizdir bazıları ücretlidir. Genelde Türkiye’de ücretli programları korsan olarak kullandıkları için crack ve serial aramayla uğraşıp durursunuz.
* Eğer kullandığınız bir program kilitlenirse veya takılırsa bundan sistemin tamamı etkilenir. Fare donarsa, ve Alt+Ctrl+Delete (Görev Yöneticisi) bile çalışmıyorsa o zaman yeniden başlatma yolu görünür.
* Birçok programı kurduğunuzda yeniden başlatmanız gerekir.
* Programlar belli bir ortamda(Paket yöneticisi kavramı yoktur) veya liste halinde değildir.
* Bir program yüklemek istediğinizde şayet eklenti gerekirse bunları da sizin temin etmeniz gerekebilir.
* Program kaldırma işleminde yüklediğiniz programlar ile eklentiler beraber kaldırılmaz. Bilgisayarınız yavaş yavaş ağırlaşmaya ve gereksiz dosyalarla dolmaya başlayacaktır. Tek tek sistemden bu dosyaları silmelisiniz veya bu işlevi gören programlar temin etmelisiniz.
* Program yüklerken bilgisayarın farklı yerlerine ayar dosyaları atar. Program kaldırıldığında programın tüm dosyaları silinmez.
* Windows kapalı kaynak kodludur. İstediğiniz gibi değişiklik yapamazsınız. Kendi sisteminizi tasarlayamazsınız.
* Sistem gereksinimi yüksektir. Xp yüklü bilgisayarda Windows 7 çalıştırmak oldukça güçtür. Kimi zaman imkansızdır.
* Özellikle yeni çıkan bilgisayarlarda BIOS’dan UEFI’ye geçişle ikinci işletim sistemi kullanımı zorlaştırılmıştır.
Linux sistemlerin hiç mi kötü tarafı yoktur! Elbette, son olarak bu problemlere değinelim. 

Linux Sistemlerin Klasik Problemleri;
*Donanım üreticilerinin bir kısmının desteği kısıtlıdır.
*Ticari Yazılım Üreticilerinin desteği azdır.
* Yazılım kurmak için çoğunlukla internete bağlı olmak zorundasınız. Yazılımları internet üzerinden kuruyorsunuz. Fakat Windows’ta bazen sadece tek bir exe dosyası kurulum için yeterlidir.
* Windows’ta oynadığınız her oyun Linux üzerinde çalışmaz. Windows uygulamaları Pardus üzerine PlayOnlinux ve Wine ile kurulabilmektedir. Fakat bunu kendiniz deneyerek görmeniz lazım.
* Herkes tarafından bilinen bir sistemi değildir. Kimi insanlar linux’u bir işletim sistemi sanırlar. Hatta Windows üzerine kurulan bir program bile sananlar var.
* İnsanların kafalarında Linux’u sadece anlayan, bilgili veya sistem yöneticileri kullanabilir gibi bir ön yargı var.
* Her zaman komut yazarak işlem yapılacağını düşünmeleri. Kısmen de haklılar, bazen komut görselden daha hızlı, pratik ve mantıklıdır.
* Windows’un kullanımına göre Linux’un kullanımının daha zor olduğunu düşünmeleri.
* Tembellik. Yeni bir sistemini öğrenmeyle zaman kaybetmenin gereksiz olduğunu düşünmeleri.
* Çoğunluğunu gönüllü yazılımcılar oluşturduğundan bazı aksaklıklar çıkabilmektedir. Devlet eliyle yürütülen ve desteklenen linux sistemler bu konuda daha kararlı bir grafik çizerler. Pardus da bu kararlılığı göstermiş ve göstermeye devam etmektedir.



İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *